Şirketimi Büyük Çiz Abidin!

Şirketimi Büyük Çiz Abidin!

Okuma Süresi: 2 dakika

Nazım Hikmet’in bir şiirinde Abidin Dino’ya “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” diyen çağrısını duymayan yoktur. İnsanoğlunun yaradılışında var sanırım, kendi mutluluğunun resmini de cismini de başkalarından beklemek ya da tam tersi mutsuzluğunun sorumluluğunu yine başkalarına yüklemek…

Hal böyle olunca da bizi içinde bulunduğumuz kısır döngüden veya çaresizlik girdabından ya bir süper kahramanın gelip çıkarmasını bekliyoruz ya da hayatımızda ve şirketimizde yolunda gitmeyen her şey için ekonomi, siyaset, piyasadaki rekabet gibi sorunları sıralıyor, beklediğimiz sonuçları almayan ekibimizden şikâyet etmekle saatlerimizi harcıyoruz. Günün sonunda nereye varıyoruz? Ne bir süper kahraman bizi çekip bu döngüden çıkarıyor ne de hiçbir şey değişmeden ekibimiz harikalar yaratmaya başlıyor. Kimler bu döngüyü kırmayı başarıyor diye sorarsanız, hayatında Yeni’ye yer açan, fırsat veren ve her şeyi zaten biliyorum bakış açısını terk edenler.

İşimiz vesilesiyle çok sayıda işletme sahibi ile tanışıyoruz ve bir kısmıyla çalışmaya başlayıp, başarıyoruz. Elbette her birinin ölçeği, sektörü, ekip yapısı, piyasa tecrübesi çok farklı. Ancak birlikte yol aldığımız işletme sahiplerinin ortak bir özellikleri var. İster 1 yıllık ister 40 yıllık işletme sahibi olsunlar, ben biliyorum zihniyetini en yeni çalışanından dahi öğrenebilecekleri olduğu bakış açısıyla değiştiren, sürekli sorunlardan dem vurmakla saatler harcamak yerine, davet ettiğimiz bir sunuma veya çalıştaya birkaç saatini ayırarak kendisine ve şirketine o ilk şansı tanıyan kişiler onlar.

Peki mutlu olmak için önce bunun tanımını ve hatta belki resmini yapmakla başlayın desem, ne düşünürsünüz? Hayatta neyi başarmak ve neye ulaşmak istiyorsunuz? Sınırsız zamanınız ve paranız olsaydı ne yapardınız? Şirketinizin bundan 5 yıl sonraki hali neye benziyor: kaç kişi çalışıyor? Kaç müşteriniz var? Hangi ülkelerde satış yapıyorsunuz? Haftada kaç saat çalışıyorsunuz? Şirketinizin değeri ne kadar?

Yani önce ne istediğinizi zihnen tasarlayın, ulaşmak istediğiniz sonuçlar neler, bunları belirleyin. Sonra bu sonuçlara ulaşmak için bugünkünden farklı neler yapmalısınız ve siz hangi beceri, yetenek veya inançlarınızı değiştirmelisiniz, değerlendirin. Tüm bunları tasarlarken, adım adım ilerleyen bir planlamanızın olması, zihninizdeki sonuçları somutlaştırmanızı sağlar. Bununla birlikte, bu yolda sizinle olmasını istediğiniz A takımınız, belki potansiyel ortaklarınız ve finans desteği verecek kuruluşlar da somut planınızı gördüklerinde bu hayalinize dahil olacaklardır.

Şirketinizin 5 yıl sonraki resmini planlarken, rakamlarla canlı bir model üzerinden eskiz yapmanız ve en uygun olanı renklendirmeniz sizi ve tüm ilgili tarafları o resmin içine alacak çok önemli bir parçadır. Aynı zamanda tasarlanan bu sonuçlara ulaşmak için hangi pazarlama, satış ve operasyon stratejilerini uygulayacaksınız, kim, neden sorumlu olacak ve hangi hedefleri hangi sıklıkta ölçeceksiniz? Bunlar da resmin net olarak ortaya çıkması için kritik olan diğer konular. İşte böylelikle ortaya çıkacak resme biz şirketinizin stratejik planı diyoruz.

Diyeceğim o ki, mutluluğun resmini başkalarına sipariş edenlerin veya süper kahraman bekleyenlerin aksine, şirketinizde hayal ettiğiniz mutluluğun resmini sistematik bir planlama ile adım adım kendiniz yapın. Bu resmi yapmak için en fazla profesyonel bir desteğe ihtiyacınız olur ki, o da bu yazının imza kısmındaki kişi kadar ulaşılabilir 🙂

Eveet bitirirken, soruyorum. Kimler artık kendi mutluluğunun resmine başlıyor?

Sevgiyle ve sağlıcakla kalın

Belma Öztürk Gürsoy
ActionCOACH İşletme Koçu