Pandemi hangi işletmeler için devrim

Pandemi Hangi İşletme Sahipleri için Devrim?

Okuma Süresi: 2 dakika

Pandemi hangi işletme sahipleri için devrim? Devrim konusu makro düzeyde dünyada, devletlerde ve global firmalarda, mikro düzeyde ise daha orta ve küçük işletme boyutunda ve hatta bireysel hayatlarımızda farklılıklar gösteriyor. 

Dönüp farkındalıkla incelediğimizde görüyoruz ki, dünya tarihi ve ekonomik tarih gerçekten hep tekerrürden ibaret. Evet kişiler değişiyor, olayların adı ve şekli değişiyor ancak insanlık olarak dersimizi bir türlü alamadığımız için tekrar tekrar aynı döngüleri yaşıyoruz. Güzel bir sözümüz var “Bir musibet mi bin nasihat mı?” diye. Eğer değişime kapalıysak ve durup bekleyenlerden olmayı tercih ediyorsak, görüyoruz ki ne nasihatten ne de musibetten öğrenemiyoruz.

Küresel ekonomik krizlere ve yakın tarihe bir göz atalım.

  • İlk akla gelen 1929 yılında New York Borsası’nın çökmesiyle başlayan Büyük Buhran, yirminci yüzyılın en büyük ekonomik daralmasını yaklaşık %17-18 oranında yaşatmıştı. 
  • Takiben ikinci dünya savaşı 1945-46 döneminde yine ekonomik resesyon %16 civarındaydı. Bu kriz dönemlerinde ve takip eden süreçte yüzlerce şirket iflas etmiş ve yüzbinlerce insan işsiz kalmıştı. 
  • Ve son olarak yaşadığımız Pandemi nedeniyle 2020 yılında dünyada büyük bir ekonomik daralma yaşandı, biriken borçlar daha fazla borçlanılarak ötelendi. Dünya Bankası yetkililerinin açıklamalarında bu durum “Gelişmekte olan dünya, kayıp bir on yılı daha kaldıramaz.” şeklinde ifade edilmektedir.

Ekonomik kriz dönemleri hep nasıl aşılmış derseniz, bir dizi regülasyon ve reform ile. 

Devletler ve liderler bu durumda neyi önceliklendirmeli? İşte benim ilk 4’üm.

  1. Devletin temel fonksiyonu olan sağlık ve eğitim hizmetleri reformları,
  2. Dijital altyapı, kripto para ve dijital para sistemlerinin küresel boyutta geleceği temsil ettiğini göz ardı etmeden uygun düzenleyici politikaların devreye alınması,
  3. İklim etkilerine karşı dayanıklılığı ve döngüsel ekonomiye katkıyı öne çıkaran teşvik edici politikalar,
  4. Yönetim ve işletme uygulamalarının geliştirilmesine yönelik reformlar,

Gelelim daha mikro düzeyde işletme sahipleri için öncelikli olması gereken konulara.

Pandeminin bize ilk öğrettiklerinden biri finansal disiplin. 

Finansal risklerimiz neler, kötü senaryo durumunda B planımız nedir? Rakamlarımıza hakim miyiz? Finansal kaynaklara erişim konusunda ne durumdayız? Hedef ve planla şirketimizi yönetmek konusunda neyi farklı yapmalıyız? Önce biz işletme sahibi olarak şirketimizin nereye varmasını istediğimizin bir planını yaptık mı?

Ekibimiz en kıymetli sermayemiz

Doğru ekip, doğru sistem ve doğru yönetim şekli ile ekibimizin varlığı da gelişmesi de işletme sahibi olarak bizim nereye gidebileceğimizi temsil ediyor.

İşletme faaliyetimizi yeni müşteri ihtiyaçlarına uyarlamak zorundayız.

Olanı sabit tutmakta direndikçe kaybeden biz olacağız. Ürün ve hizmetlerimiz, dağıtım kanallarımız, pazarlama şeklimiz müşterilerimizin mevcut ihtiyaçlarına ve en uygun teslimat taleplerine cevap veriyor olmalı.

Dijital dönüşüme mutlaka yatırım yapmalıyız.

Dijital dönüşüm artık bir lüks değil mecburiyet. Küçük de olsa en önemli alanlardan başlayarak bir dijital dönüşüm planı oluşturmalıyız. Online toplantı, elektronik veriler, uzaktan yönetmek, uzaktan erişim kabiliyetlerimiz gelişmek zorunda.

Lider olmalıyız, işi bizzat yapmaktan sıyrılıp, daha büyük resme odaklanabilmek için delege etmeyi öğrenmeliyiz.

Belki bugüne kadar işleri bizzat yapan kişiydik ve başkaları bizim gibi yapamaz kabulüyle bugünlere geldik. Böyle devam etmekte kararlıysak belki bir işimiz olacak ve siz var olduğunuz sürece ayakta kalacak ancak bir işletmeniz hiçbir zaman olmayacak. Konuyu bu yönüyle ele alın. Her iş yüzde seksen rutinlerden oluşur ve mutlaka delege edilebilir.

Odağımız ve şirket kültürümüz hangisine dayanıyor? Şikâyet kültürü yerleşmişse, sebebi dışarıda değil önce işletme sahibi olarak kendimizde aramalıyız.

Bahsettiğim hiçbir konuyu tahmin ediyorum ki ilk kez duymadınız. Bununla birlikte “bilmek ancak yapmamak” bana kalırsa bilmemekle denk ve sonuca hiçbir katkısı olmuyor. Bu günlerde daha fazla öğrenmekle ilgili bir trend var ve birçok mecrada eğitimden eğitime koşmak çok popüler. Eğitimlere zaman ve kaynak yatırımı yapılması kesinlikle çok güzel bir gelişme. Ancak aksiyona dönüşmeyen hiçbir bilgi 24 saatten uzun süre yaşamıyor. Mucize bilgi peşinde isek, bilin ki mucizeyi ancak küçük ve istikrarlı adımlar attıkça ve işletme sahibi olarak tabularınızı yıktıkça yaşayacaksınız. Devrim yapanlar aksiyona geçenlerden çıkıyor. Tecrübeyle sabit!

Sevgiyle ve sağlıcakla kalın

Belma Öztürk Gürsoy

ActionCOACH İşletme Koçu